İçeriğe geç
2001'den beri

Voyager 1, 18 Kasım'da Dünya'dan bir ışık günü uzakta olacak

49 yıl önce fırlatılan Voyager 1, 18 Kasım'da Dünya'dan yaklaşık 25,9 milyar km uzaklaşarak bir ışık günü sınırına ulaşıyor. İnsanlığın en uzak elçisinin bulunduğu ortam, ekimdeki iletişim kesintisi ve azalan enerjiyle verdiği yarış.

6 dk okuma
Voyager 1, 18 Kasım'da Dünya'dan bir ışık günü uzakta olacak

Bundan 49 yıl önce, Eylül 1977'de Florida'dan fırlatılan Voyager 1, insanlık tarihinde benzeri olmayan bir eşiğe birkaç gün kaldı. NASA'nın hesaplamalarına göre sonda 18 Kasım 2026 Çarşamba günü, Türkiye saatiyle 13.16'da Dünya'dan tam bir ışık günü uzakta olacak. O andan itibaren yeryüzünden gönderilen bir radyo komutu, saniyede yaklaşık 300 bin kilometre hızla yol almasına rağmen sondaya ancak bir gün sonra ulaşacak; sondanın cevabı da Dünya'ya bir gün daha geç dönecek.

Bir ışık günü ne kadar eder?

Işık yılı kavramını çoğumuz biliriz: ışığın bir yılda aldığı yol. Bir ışık günü ise ışığın boşlukta 24 saatte kat ettiği mesafedir ve yaklaşık 25,9 milyar kilometreye karşılık gelir. Bu, Dünya ile Güneş arasındaki ortalama uzaklığın 173 katı demek. Aynı ışık Ay'a 1,3 saniyede, Güneş'e 8 dakika 19 saniyede, Neptün'e ise yaklaşık 4 saatte ulaşıyor. Yani Voyager 1 bugün Neptün'ün yörüngesinden neredeyse altı kat daha uzakta.

Işığın Dünya'dan Ay'a, Güneş'e, Mars'a, Neptün'e ve Voyager sondalarına ulaşma süreleri
Işığın Dünya'dan bazı hedeflere ulaşma süresi (logaritmik ölçek). Voyager 1, 18 Kasım'da 24 saatlik çizgiye ulaşıyor. Grafik: bilimveteknoloji.com (NASA/JPL verileriyle)

Sonda bu mesafeyi saatte yaklaşık 61 bin kilometrelik hızla, yani saniyede 17 kilometreyi biraz aşan bir süratle aldı. Bu hız, İstanbul ile Ankara arasını yarım dakikadan kısa sürede geçmeye yetiyor. Yine de evrenin ölçeğinde neredeyse duruyormuş gibi kalıyor: Bir ışık günü, bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri'ye (4,24 ışık yılı) giden yolun yalnızca yaklaşık 1/1550'si. Voyager 1 aynı hızla ve o yöne gitseydi Proxima'ya varması 75 bin yıla yakın sürerdi.

Gezegenlerden yıldızlararası uzaya

Voyager 1 asıl görevini çok uzun zaman önce tamamladı. 1979'da Jüpiter'in, 1980'de Satürn'ün ve uydusu Titan'ın yanından geçerek bu dünyaların bugün hâlâ kullanılan ilk ayrıntılı görüntülerini gönderdi. Satürn'den sonra rotası Güneş sisteminin düzleminin dışına, kuzeye, Yılancı (Ophiuchus) takımyıldızı yönüne çevrildi.

14 Şubat 1990'da yaklaşık 6 milyar kilometre uzaktan, gökbilimci Carl Sagan'ın önerisiyle kameralarını son kez geriye çevirdi. Güneş sistemi'nin "aile portresi" olarak bilinen bu fotoğraf dizisinin en ünlü karesinde Dünya, Güneş ışığının oluşturduğu bir şeridin içinde, bir pikselden bile küçük soluk bir nokta olarak görünüyordu. Sagan'ın daha sonra "Soluk Mavi Nokta" adını verdiği bu kare, uzay çağının en çok alıntılanan görüntülerinden biri oldu. Kameralar enerji tasarrufu için o günden sonra bir daha açılmadı.

Voyager 1'in 1990'da çektiği Soluk Mavi Nokta fotoğrafı; Dünya bir ışık şeridi içinde küçük bir nokta
"Soluk Mavi Nokta": Voyager 1'in 14 Şubat 1990'da yaklaşık 6 milyar km uzaktan çektiği fotoğrafın 2020'de yeniden işlenmiş hâli. Sağdaki ışık şeridinin ortasındaki küçük nokta Dünya. Görsel: NASA/JPL-Caltech

Sonda 17 Şubat 1998'de, kendinden önce fırlatılan Pioneer 10'u geride bırakarak insan yapımı en uzak cisim oldu ve bu unvanı o günden beri kimseye kaptırmadı. Aralık 2004'te Güneş rüzgârının aniden yavaşladığı "sonlanma şoku" bölgesini aştı. 25 Ağustos 2012'de ise Güneş'in yüklü parçacıklardan oluşan dev balonu olan heliosferin sınırını, yani heliopozu geçerek yıldızlararası uzaya giren ilk insan yapımı araç oldu. İkiz kardeşi Voyager 2 aynı sınırı 2018'de geçti.

Peki orada ne var?

Bir ışık günü sınırının fiziksel bir karşılığı yok; sonda o an çevresinde herhangi bir değişiklik fark etmeyecek. Kilometre taşı tamamen bizim mesafe ve zaman ölçümüzle ilgili. Ama Voyager 1'in içinde bulunduğu ortam, uzay biliminin en az tanınan bölgelerinden biri.

Heliopozun ötesindeki bu bölge tamamen boş değil. Çevrede santimetreküp başına yalnızca bir avuç parçacık bulunan çok seyrek, iyonlaşmış bir gaz, yani plazma var. Bu plazma, milyonlarca yıl önce patlayan yıldızlardan geriye kalanlar ve galaksinin genelinden gelen madde ile besleniyor. Voyager 1'in plazma dalgası aleti, Güneş'teki büyük patlamaların uzaya savurduğu şok dalgalarının bu gazı titreştirdiğini defalarca kaydetti. Bu titreşimlerin frekansı da bilim insanlarına yıldızlararası ortamın yoğunluğunu ölçme imkânı verdi. 2021'de yayımlanan bir çalışma, bu tekil olayların arasında bile hiç kesilmeyen, alçak ve sürekli bir plazma "uğultusu" bulunduğunu gösterdi.

Sondanın manyetik alan ölçümleri de sürprizlerle dolu. Heliopozun hemen ötesindeki manyetik alanın yönü, beklenenin aksine içerideki Güneş kaynaklı alana oldukça benziyor. Bu da Güneş'in etkisinin sanılandan daha uzaklara uzandığını düşündürüyor. Heliosferin gerçek şekli (bir kuyruklu yıldız gibi uzun mu, yoksa daha yuvarlak mı olduğu) hâlâ tartışma konusu ve Voyager'ların doğrudan ölçümleri bu tartışmanın temel verisi.

Voyager 1 aslında hâlâ Güneş sisteminin içinde. Güneş'in kütleçekiminin baskın olduğu bölge, buzlu cisimlerden oluşan Oort bulutuna kadar uzanıyor. Sondanın bu bulutun iç kenarına varması yaklaşık 300 yıl, bulutu boydan boya geçmesi ise 30 bin yıl kadar sürecek. Yaklaşık 40 bin yıl sonra da Küçük Ayı takımyıldızındaki kırmızı cüce Gliese 445'in 1,7 ışık yılı yakınından geçecek.

Sonbaharda yaşanan sessizlik

Kilometre taşına günler kala Voyager 1, ekibini kısa süreliğine endişelendirdi. NASA'nın 29 Ekim'de duyurduğu bilgiye göre 18 ve 19 Ekim'de planlanan iki iletişim denemesinde Derin Uzay Ağı'nın (Deep Space Network) antenleri sondanın sinyalini alamadı. Sinyal 20 Ekim'de geri geldi ve o günden beri bağlantı sürüyor.

İlk incelemeler, yön kontrolünde kullanılan iticilerden bir grubun devre dışı kaldığını ve yedek grubun devreye girdiğini gösteriyor. Sondanın otomatik arıza koruma yazılımı da bunun üzerine aracı güvenli moda alıp normal işlemleri durdurmuş görünüyor. Görev yöneticisi Kareem Badaruddin, ekibin bağlantının yeniden kurulmasından dolayı rahatladığını ve ne olduğunu tam olarak anlamaya çalıştıklarını söyledi. Ayrıntılı inceleme sürüyor.

Voyager 1'in benzer krizleri atlatmakta deneyimi var. Kasım 2023'te sonda anlamsız veri göndermeye başlamış, mühendisler sorunun uçuş veri sistemindeki bozuk bir bellek çipinden kaynaklandığını aylar süren uğraşla bulmuştu. Etkilenen kod belleğin başka bölgelerine taşınarak Nisan 2024'te düzenli veri akışı yeniden sağlanmıştı. 2025'te ise yıllardır kullanılmayan bazı iticiler yeniden çalıştırıldı.

Azalan enerjiyle yarış

Voyager'lar enerjilerini plütonyum-238'in radyoaktif bozunmasından çıkan ısıyı elektriğe çeviren üreteçlerden alıyor. Fırlatıldıklarında yaklaşık 470 watt üreten bu sistemlerin gücü, yakıtın bozunması ve parçaların yıpranmasıyla her yıl yaklaşık 4 watt azalıyor. Bugün sondanın elinde ilk günkünün yarısından az enerji kaldı. Ekip bu yüzden yıllardır aletleri tek tek kapatıyor.

Voyager 1'in kozmik ışın alt sistemi Şubat 2025'te, 1977'den beri neredeyse kesintisiz çalışan Düşük Enerjili Yüklü Parçacık deneyi (LECP) ise 17 Nisan 2026'da kapatıldı. Fırlatmada on bilimsel alet taşıyan sondada şu an yalnızca iki alet çalışıyor: plazma dalgası alt sistemi ve manyetometre. LECP'nin sensörünü döndüren yarım watt'lık küçük motor ise ileride yeniden açılabilmesi için çalışır durumda bırakıldı.

Ekip kapatmalara ek olarak, kendi aralarında "Big Bang" adını verdikleri cesur bir düzenleme de yaptı: Sondayı ısıtan cihazlardan bir grubu tek seferde kapatıp yerlerine daha az enerji harcayan alternatifleri devreye almak. Tüm değişikliklerin aynı anda yapılması gerektiği için riskli olan bu işlem önce, Dünya'ya daha yakın olan ve daha fazla yedek gücü bulunan Voyager 2'de temmuzda denendi. Başarılı olunca Voyager 1'de de Eylül 2026 başında uygulandı. NASA'ya göre bu düzenleme olmasaydı Voyager 1'deki bir aletin daha 2027 yazında kapatılması gerekecekti. Kazanılan pay, kalan iki aletin beklenenden uzun süre çalışmasını sağlayacak.

Voyager 1'in 1977'den 2026'ya kilometre taşları zaman çizelgesi
Voyager 1'in 49 yıllık yolculuğundan öne çıkan kilometre taşları. Grafik: bilimveteknoloji.com (NASA/JPL verileriyle)

Yolun sonu ne zaman?

Mühendisler, bilimsel aletlerin önümüzdeki birkaç yıl içinde tek tek susacağını, sondanın ise mühendislik verisi göndermeyi 2030'ların ortasına kadar sürdürebileceğini tahmin ediyor. Sinyal o kadar zayıflayacak ki, 2036 civarında Derin Uzay Ağı'nın dev antenleri bile onu ayırt edemeyebilir. Bugün bile sondanın veri gönderme hızı saniyede yalnızca 160 bit civarında; bu, sıradan bir ev internet bağlantısından yüz binlerce kat yavaş.

Sessizliğe gömüldükten sonra da Voyager 1 yolculuğunu sürdürecek. Üzerinde, Carl Sagan başkanlığındaki bir ekibin hazırladığı, Dünya'dan seslerin, müziklerin, 55 dilde selamlamaların ve görüntülerin kaydedildiği altın kaplama bir plak taşıyor. Plağın bir gün başka bir uygarlık tarafından bulunma ihtimali son derece düşük. Ama Sagan'ın deyişiyle bu, kozmik okyanusa bırakılmış bir şişe ve onu gönderen gezegen hakkında umut verici bir şey söylüyor.

Sırada Voyager 2 var

Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'ü ziyaret eden tek araç olan ikiz kardeş Voyager 2, Güneş sisteminin düzleminin güneyine doğru, daha yavaş ilerliyor ve Dünya'ya yaklaşık 3 milyar kilometre daha yakın. NASA'nın hesabına göre bir ışık günü sınırına Kasım 2035'te ulaşacak. Ancak o tarihte hâlâ sinyal gönderip gönderemeyeceği, Voyager 1'in bugün verdiği enerji mücadelesinin nasıl sonuçlanacağı kadar belirsiz.

18 Kasım'da kimse bir alarm çalmayacak, sonda da bir şey hissetmeyecek. Ama yeryüzünden gönderilen bir "merhaba"nın ilk kez tam bir gün yol aldığı o an, 1970'lerin teknolojisiyle, 70 kilobayt civarında belleği olan bilgisayarlarla yola çıkan bir aracın insanlığı nereye kadar taşıdığını hatırlatacak.

Kaynaklar: NASA Science ("Voyager 1: What Is a Light-Day?", 15 Ekim 2026; Voyager blogu, 17 Nisan ve 29 Ekim 2026), NASA/JPL, EarthSky, BBC Sky at Night Magazine.

Paylaş

Bunları da okuyun

Astronomi
AstronomiMakale

Evren

Evren ve yapısı hakkında merak ettiğiniz herşeyi bulabileceğiniz bir makale. Evrenin yaşı ve çapı gibi evren hakkında bir çok bilgiyi sizin…

7 dk okumaArşiv
AstronomiMakale

Güneş Sistemi

Güneş sistemi'nin yapısı ve özellikleri hakkında ayrıntılı bir makale hazırladık. Güneş sisteminde bulunana gezegenler, gök taşları ve diğer…

6 dk okumaArşiv