İçeriğe geç

2001'den beri bilim ve teknoloji haberleri, makaleler

Kan testi, Alzheimer riskini belirtilerden yıllar önce gösterebilir

Sağlık Haber 8 dk okuma
Kan testi, Alzheimer riskini belirtilerden yıllar önce gösterebilir

JAMA'da yayımlanan çok merkezli bir çalışma, belirtisi olmayan 2.684 kişide kandaki p-tau217 proteininin sonraki yıllarda bellek sorunları riskini güçlü biçimde öngördüğünü gösterdi. Düzeyi çok yüksek olanlarda 5 yıllık risk yaklaşık %38. Araştırmacılar ise testin henüz belirtisi olmayan kişilere önerilmediğini vurguluyor.

Alzheimer hastalığı unutkanlıkla kendini göstermeden çok önce beyinde sessizce ilerliyor. ABD'deki Mass General Brigham'ın öncülük ettiği uluslararası bir araştırma, bu sessiz dönemin basit bir kan testiyle ne kadar okunabileceğine dair şimdiye kadarki en kapsamlı yanıtlardan birini verdi. Hakemli tıp dergisi JAMA'da yayımlanan çalışmada, belirtisi olmayan 2.684 yaşlı yetişkinin kanında ölçülen p-tau217 adlı proteinin düzeyi ile sonraki yıllarda bellek ve düşünme sorunları yaşama olasılığı arasında güçlü bir bağ bulundu. Bu proteinin düzeyi çok yüksek olanlarda bilişsel bozukluk riski 5 yıl içinde yaklaşık %38'e ulaşıyor; 10 yıllık tahmin daha da yüksek, ancak bu kısım çok daha az veriye dayanıyor. Araştırmacılar bulgunun önemli olduğunu, ama testin bugün belirtisi olmayan kişilere önerilecek aşamada olmadığını özellikle vurguluyor.

Kandaki küçük bir protein ne anlatıyor?

Alzheimer'ın beyinde iki temel izi var. Birincisi, sinir hücrelerinin arasında biriken amiloid-beta plakları; ikincisi, hücrelerin içinde düğümlenen tau proteini yumakları. Tau normalde sinir hücrelerinin iskeletini ayakta tutan bir protein. Hastalık sürecinde fazladan fosfat grupları bağlanarak "fosforile" hâle geliyor. Bu biçimlerden biri, proteinin 217. yapı taşında fosfat taşıyan p-tau217. Beyinde amiloid birikmeye başladığında p-tau217'nin küçük bir kısmı kana karışıyor ve modern ölçüm yöntemleriyle bir tüp kanda saptanabiliyor.

Amiloid ve tau birikimini görmenin yerleşik yolları bugüne kadar beyin taramaları (PET) ve belden alınan beyin-omurilik sıvısı (BOS) testleriydi. PET pahalı ve her hastanede bulunmuyor; BOS için bel ponksiyonu gerekiyor. Kan testlerinin cazibesi tam da burada: daha ucuz, daha kolay ve geniş kitlelere ulaşabilir. Son yıllarda yapılan çok sayıda çalışma, kandaki p-tau217'nin beyindeki amiloid birikimini yüksek doğrulukla yansıttığını gösterdi. Ancak asıl soru açık kalmıştı: Bugün tamamen sağlıklı görünen biri için yüksek bir değer, gelecekte ne anlama geliyor?

Alzheimer hastalığında sinir hücreleri arasında biriken kahverengi amiloid plaklarını ve hücrelerin içindeki mavi tau yumaklarını gösteren üç boyutlu çizim
Alzheimer'dan etkilenen beyinde sinir hücreleri arasında biriken amiloid-beta plakları (kahverengi) ve hücrelerin içinde oluşan tau yumakları (mavi). Kandaki p-tau217, bu sürecin dışarıdan okunabilen izlerinden biri. Görsel: ABD Ulusal Yaşlanma Enstitüsü (NIA) / NIH, kamu malı

Altı çalışma, 2.684 kişi, 13,5 yıla varan izlem

Araştırmanın baş yazarı Rachel Buckley, kıdemli yazarı ise Alzheimer'ın erken evresi üzerine uzun yıllardır çalışan nörolog Reisa Sperling. Ekip, Kuzey Amerika, Japonya ve Avustralya'da yürütülen altı uzun soluklu gözlem ve klinik deneme çalışmasının verilerini ortak bir biçime getirerek birleştirdi. Bunlar arasında ABD'deki Alzheimer Hastalığı Görüntüleme Girişimi (ADNI), belirtisiz kişilerde yürütülen A4 ve LEARN çalışmaları, Harvard Yaşlanan Beyin Çalışması (HABS) ve Wisconsin'deki WRAP kaydı gibi alanın tanınmış kohortları bulunuyor. İlk katılımcılar 2004'te çalışmalara alındı, son değerlendirmeler 2025'te yapıldı.

Katılımcıların tamamı çalışmaya katıldıklarında bilişsel açıdan sağlıklıydı. Ortanca yaş 69,6, katılımcıların %63'ü kadındı. Herkesin başlangıçta kanı alındı ve p-tau217 düzeyi ölçüldü; çoğu katılımcı ayrıca amiloid PET taramasından geçti. Ardından katılımcılar her yıl bellek ve düşünme testleriyle izlendi. Ortanca izlem süresi 5,4 yıl, en uzunu ise 13,5 yıldı. Bu sürede 478 kişide hafif bilişsel bozukluk ya da demans gelişti.

Alzheimer hastalığında amiloid plakları, kandaki p-tau217, tau yumakları, hücre kaybı ve bellek gerilemesinin belirtilerden yıllar önce başladığını gösteren şematik zaman çizelgesi
Alzheimer'ın sessiz evresi: beyindeki değişiklikler, ilk belirtilerden yıllar önce başlıyor. Süreler şematik ve kişiden kişiye değişiyor. İnfografik: bilimveteknoloji.com (kaynak: NIA; Jack ve ark., Lancet Neurology 2013; Buckley ve ark., JAMA 2026)

Sonuçlar: Risk artıyor, ama kader değil

Bulgular oldukça tutarlı. Başlangıçtaki p-tau217 düzeyi arttıkça bilişsel bozukluğa ilerleme riski de düzenli olarak yükseliyor. İstatistiksel olarak ifade edilirse, düzeydeki her bir standart sapmalık artış riski yaklaşık 1,38 kat artırıyor. Bu ilişki, amiloid PET sonuçları ve Alzheimer için bilinen en önemli genetik risk etkeni olan APOE4 taşıyıcılığı hesaba katıldığında da ortadan kalkmıyor. Yani kan testi, beyin taramasının söylediklerine ek bir bilgi taşıyor.

Çalışmayı öne çıkaran asıl nokta, "risk artıyor" demekle yetinmeyip belirli bir süre için mutlak risk tahmini vermesi. Düzeyi ortalamanın belirgin biçimde üzerinde olan "yüksek" gruptakilerin yaklaşık %24'ünde, "çok yüksek" gruptakilerin ise yaklaşık %38'inde 5 yıl içinde bilişsel bozukluk gelişti. Mass General Brigham'ın açıklamasına göre çok yüksek grupta 10 yıllık risk tahmini %78'e çıkıyor. Ancak yazarlar, 10 yıl ve sonrası için elde çok az veri bulunduğunu, bu nedenle uzun vadeli tahminin belirsizliğinin yüksek olduğunu açıkça belirtiyor. Nitekim çalışmanın Şubat 2026'da paylaşılan ön baskısında aynı grup için 10 yıllık risk %61 olarak hesaplanmıştı.

Bu rakamları doğru okumak önemli. Çok yüksek gruptaki 100 kişiden yaklaşık 38'inde beş yıl içinde sorun ortaya çıkarken, 62'sinde aynı süre içinde böyle bir durum görülmedi. Yüksek p-tau217, bir tanı ya da kesin bir gelecek değil; artmış bir olasılık. Yüksek p-tau217 grubunda bellek testlerindeki gerilemenin de daha hızlı olduğu görüldü.

Kandaki p-tau217 düzeyi yüksek ve çok yüksek olan kişilerde 5 yıl içinde bilişsel bozukluk gelişme olasılığını 100 kişilik simgelerle gösteren infografik
JAMA çalışmasının ana bulgusu: p-tau217 düzeyi yükseldikçe beş yıllık risk artıyor. Simgeler, her 100 kişiden kaçında bilişsel bozukluk geliştiğini gösteriyor. İnfografik: bilimveteknoloji.com (kaynak: Buckley ve ark., JAMA 2026; Mass General Brigham)

Neden şimdilik herkese önerilmiyor?

Sperling'in açıklamalarına göre ekip, bugün piyasada bulunan kan testlerini belirtisi olmayan kişilere önermiyor. Gerekçe basit: Yüksek risk taşıdığını öğrenen biri için hastalığın seyrini değiştirdiği kanıtlanmış bir tedavi henüz yok. Bu durumda verilebilecek öneriler, zaten herkes için geçerli olanlardan farklı değil: düzenli egzersiz, dengeli beslenme, iyi uyku ve genel sağlığı korumak.

Araştırmacılar başka sınırlılıkların da altını çiziyor. Katılımcılar, Alzheimer araştırmalarına gönüllü olarak katılan ve belirli ölçütlerle seçilmiş kişilerden oluşuyor; yani genel toplumu tam olarak yansıtmıyor olabilirler. Tahminler ömür boyu riski değil, belirli bir zaman dilimini kapsıyor. Bulguların daha geniş ve çeşitli topluluklarda doğrulanması, izlem sürelerinin uzatılması gerekiyor.

Kan testlerinin kendi sınırları da var. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Mayıs 2025'te Fujirebio firmasının Lumipulse G pTau217/β-Amiloid 1-42 plazma oranı testini Alzheimer tanısına yardımcı ilk kan testi olarak onayladı. Ancak bu onay, bellek sorunları yaşayan 55 yaş ve üzeri kişilerin uzman merkezlerde değerlendirilmesi içindi; test bir tarama aracı değil ve tek başına tanı koydurmuyor. FDA'nın paylaştığı verilere göre 499 kişilik çalışmada pozitif sonuçların %91,7'si, negatif sonuçların ise %97,3'ü PET ya da BOS ile doğrulandı; hastaların %20'den azında sonuç "belirsiz" çıktı. FDA, yanlış pozitif bir sonucun gereksiz endişeye, yanlış tanıya ve gereksiz tedaviye yol açabileceği konusunda da uyarıyor. ABD Alzheimer Derneği'nin 2025'te yayımladığı klinik kılavuz da kan testlerini, belirtisi olan hastalarda uzman hekimin değerlendirmesinin bir parçası olarak öneriyor.

İlaçlar ve önleme denemeleri: Test neden bu kadar önemli?

Alzheimer tedavisinde son yıllarda önemli bir eşik aşıldı. Beyindeki amiloid plaklarını temizleyen antikor ilaçlardan lekanemab 2023'te, donanemab ise 2024'te ABD'de onay aldı; iki ilaç daha sonra, daha sıkı kullanım koşullarıyla Avrupa Birliği'nde de onaylandı. Bu ilaçlar hastalığı durdurmuyor ya da geri çevirmiyor; büyük klinik denemelerde, hafif bilişsel bozukluk ya da hafif demans evresindeki hastalarda gerilemeyi bir buçuk yıl civarındaki sürede yaklaşık dörtte bir ile üçte bir oranında yavaşlattı. Beyinde ödem ve küçük kanamalar gibi ciddi olabilen yan etkileri bulunuyor; bu nedenle düzenli MR takibi gerekiyor. Üstelik yalnızca beyninde amiloid birikimi doğrulanmış, belirtileri yeni başlamış hastalar için uygun görülüyorlar.

Bilim insanlarının asıl umudu, bu tür ilaçların hasar oluşmadan, yani belirtiler başlamadan önce verildiğinde daha etkili olabileceği. Bu fikri sınayan önleme denemeleri sürüyor. Belirtisi olmayan ama beyninde amiloid biriken kişilerde lekanemabı deneyen AHEAD 3-45 ve donanemabı deneyen TRAILBLAZER-ALZ 3 bunların en bilinenleri. Bu denemeler için uygun gönüllüleri bulmak, binlerce kişiyi pahalı PET taramalarından geçirmeyi gerektiriyordu. Kandaki p-tau217 ölçümü bu ön elemeyi çok daha ucuz ve hızlı hâle getiriyor. Sperling, testin bugün en çok bu alanda, yani önleme denemelerine yüksek riskli katılımcıları seçmede işe yaradığını belirtiyor. Denemelerden olumlu sonuç gelirse, kişiye özel risk tahminlerinin erken tedavi ve izlem kararlarına da yol gösterebileceğini ekliyor. Ekibin uzun vadeli hedefi, kolesterol ölçümünün kalp krizi riskini öngörmekte oynadığı role benzer bir rolü Alzheimer için kurmak.

Avustralya'daki AIBL yaşlanma çalışmasına katılan bir gönüllünün beyindeki amiloid birikimini görmek için PET tarayıcısına girmesi
Avustralya'daki AIBL yaşlanma çalışmasında bir gönüllü, beyindeki amiloid birikimini gösteren PiB PET taramasına giriyor. Kan testleri, bu pahalı taramaların yerini kısmen alabilecek bir ön eleme aracı olarak görülüyor. Fotoğraf: Nick Pitsas / CSIRO, CC BY 3.0

Türkiye'de ve dünyada Alzheimer

Dünya Sağlık Örgütü'nün Ekim 2026'da güncellenen verilerine göre dünyada 57 milyon kişi demansla yaşıyor ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka ekleniyor. Demans vakalarının %60–70'inden Alzheimer hastalığı sorumlu. Demans, dünyada en sık ölüm nedenleri arasında beşinci sırada.

Türkiye için resmî bir ulusal hasta kaydı bulunmuyor; bu nedenle elimizdeki sayılar tahmin niteliğinde. Uzmanların sıkça dile getirdiği tahminlere göre ülkemizde demansla yaşayan kişi sayısı 1 milyon civarında; Alzheimer hastası sayısı için ise kaynaklarda 400 bin ile 600 bin arasında değişen tahminler veriliyor. Sayının artacağı ise kesin gibi, çünkü en büyük risk etkeni yaş. TÜİK'e göre Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfus 2025'te 9,58 milyon kişiye ulaştı ve toplam nüfusun %11,1'ini oluşturdu. Bu oranın 2030'da %13,5'e çıkması bekleniyor. Kan testi gibi ucuz ve yaygınlaştırılabilir yöntemler, yaşlanan nüfusa sahip ülkeler için bu nedenle ayrı bir önem taşıyor.

Sırada ne var?

Çalışma, kandaki p-tau217'nin belirtisiz kişilerde gelecekteki riski öngörmede güçlü bir işaret olduğunu gösteriyor. Ancak bir kan değerinin tek başına bir insanın geleceğini belirlemediği de açık. Sonraki adımlar; bulguların genel toplumu daha iyi temsil eden gruplarda doğrulanması, yaş, genetik ve diğer sağlık bilgileriyle birleştirilmiş risk modellerinin geliştirilmesi ve en önemlisi önleme denemelerinden gelecek sonuçlar. Bu denemeler başarılı olursa, belirtiler başlamadan önce yapılacak bir kan testi, ileride Alzheimer'a karşı erken müdahalenin kapısını aralayabilir.

O güne kadar uzmanların mesajı değişmiyor: Bellek ya da düşünme ile ilgili bir değişiklik fark eden kişilerin ve yakınlarının bir nöroloji uzmanına başvurması gerekiyor. Belirtisi olmayan biri için kendi başına yaptırılan bir kan testinin sonucu, bugün için yararlı bir yol göstermeyebilir. Riskin bir bölümü ise herkesin elinde: Dünya Sağlık Örgütü; yüksek tansiyon, diyabet, sigara, hareketsizlik, işitme kaybı ve sosyal yalnızlık gibi etkenleri demans riskini artıran ve büyük ölçüde değiştirilebilen etkenler arasında sayıyor.

Not: Bu haber genel bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kendi sağlık durumunuzla ilgili kararlar için mutlaka hekiminize danışın.

Kaynaklar: Buckley RF, Sperling RA ve ark., "Prognostic Value of Blood-Based P-Tau217 Levels for Progression to Cognitive Impairment", JAMA 336(11):950–959, doi:10.1001/jama.2026.12556 (çevrim içi 15 Temmuz 2026; 15 Eylül 2026 sayısı) ve medRxiv ön baskısı (Şubat 2026); Mass General Brigham basın bülteni; ScienceDaily (30 Ekim 2026); ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) duyurusu (16 Mayıs 2025); Dünya Sağlık Örgütü demans bilgi notu (26 Ekim 2026); TÜİK, İstatistiklerle Yaşlılar 2025. Kapak fotoğrafı: Laboratuvarda bir kan örneğini inceleyen araştırmacı. Fotoğraf: National Eye Institute (NIH), CC BY 2.0.

Paylaş

Benzer Haberler

Tüm haberler
Astronomi

Evren

Evren ve yapısı hakkında merak ettiğiniz herşeyi bulabileceğiniz bir makale. Evrenin yaşı ve çapı gibi evren hakkında bir çok bilgiyi sizin…

MakaleArşiv
Astronomi

Güneş Sistemi

Güneş sistemi'nin yapısı ve özellikleri hakkında ayrıntılı bir makale hazırladık. Güneş sisteminde bulunana gezegenler, gök taşları ve diğer…

MakaleArşiv
Fizik

Kuantum

Kuantum fiziği hakkında mümkün olduğunca anlaşılır bir dille ile yazılmış bir makale. Kuantum fiziği nedir? Kuantum mekaniğinin temelleri.

MakaleArşiv