İçeriğe geç

2001'den beri bilim ve teknoloji haberleri, makaleler

2026 ozon deliği 48 yılın yedinci en büyüğü oldu: Neden güçlü kutup girdabı, tabaka yine de iyileşiyor

Kimya Haber 8 dk okuma
2026 ozon deliği 48 yılın yedinci en büyüğü oldu: Neden güçlü kutup girdabı, tabaka yine de iyileşiyor

NASA ve NOAA'ya göre 2026 Antarktika ozon deliği 18 Eylül'de 27,1 milyon km²'ye ulaşarak 48 yıllık ölçüm tarihinin yedinci en büyüğü oldu. Bilim insanları bunu olağan dışı güçlü bir kutup girdabına bağlıyor; ozon tüketen kimyasallar 2000'deki zirvede olsaydı delik milyonlarca kilometrekare daha büyük olacaktı. Uzun vadede ozon tabakası iyileşme yolunda.

Antarktika'nın üzerindeki ozon deliği bu yıl beklenenden çok daha geniş açıldı. NASA ve ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA), 4 Kasım 2026'da yayımladıkları ortak değerlendirmede 2026 deliğini, uydu ölçümlerinin başladığı 1979'dan bu yana geçen 48 yılın yedinci en büyüğü olarak sıraladı. Delik 18 Eylül'de 27,1 milyon km² ile en geniş haline ulaştı; bu, Antarktika kıtasının neredeyse iki katı, Türkiye'nin yaklaşık 34 katı büyüklüğünde bir alan. Bilim insanlarına göre suçlu, olağan dışı güçlü ve geniş bir kutup girdabı. Ancak aynı açıklamanın asıl mesajı umut verici: Atmosferdeki ozon tüketen kimyasallar azalmaya devam ediyor ve ozon tabakası uzun vadede iyileşme yolunda.

Rakamlarla 2026 ozon deliği

Ozon deliği, gökyüzünde gerçek bir boşluk değil; toplam ozon miktarının 220 Dobson biriminin (DU) altına indiği bölgeye verilen ad. Dobson birimi, bir sütundaki ozonun tamamı deniz seviyesi basıncında sıkıştırılsaydı oluşturacağı tabakanın kalınlığını ifade ediyor; 100 DU, 1 milimetrelik bir ozon tabakasına karşılık geliyor. Karşılaştırma için Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) uydu verilerine dayanan 2021 değerlendirmesine göre Ankara üzerindeki toplam ozonun yıllık ortalaması 317,6 DU idi.

NASA'nın Ozone Watch veri setine göre 2026 deliğinin, en yoğun incelme dönemi sayılan 7 Eylül–13 Ekim arasındaki ortalama alanı 24,9 milyon km². Bu değer 2015'ten (25,6 milyon km²) bu yana en yüksek ortalama; yani son on yılın en büyük deliğinden söz ediyoruz. En geniş gündeki 27,1 milyon km², ölçüm tarihinin rekoru olan 9 Eylül 2000'deki 29,9 milyon km²'nin yaklaşık yüzde 90'ı.

Ne var ki delik geniş olsa da çok derin değildi. NOAA'nın Güney Kutbu'ndaki gözlemevinden fırlattığı balonlu ozon sondaları, istasyonun tam üzerindeki ozonun yılın en düşük değerine 17 Ekim'de 105 DU ile indiğini ölçtü. Güney Kutbu'nun kayıtlı en düşük değeri Ekim 2006'daki 92 DU. Uydu verilerinde de tablo benzer: Ozone Watch'a göre güney yarımküredeki en düşük günlük değer 4 ve 8 Ekim'de görülen 114 DU, yani 1990'lar ve 2000'lerin en kötü yıllarındaki 80'li, 90'lı değerlerin belirgin biçimde üzerinde. Değerlendirmede Aura, Suomi NPP, NOAA-20 ve NOAA-21 uydularındaki ölçüm aletlerinin verileri kullanıldı.

1979'dan 2026'ya her yıl için Antarktika ozon deliğinin 7 Eylül–13 Ekim ortalama alanını gösteren çubuk grafik ve yılın en büyük günlük alanını gösteren noktalar; 2000 yılı 29,9 milyon kilometrekareyle rekor, 2006 ortalamada rekor, 2019 yalnızca 9,3, 2026 ise ortalama 24,9 ve en büyük 27,1 milyon kilometrekareyle turuncu renkte vurgulanmış
1979–2026 arasında Antarktika ozon deliğinin ortalama ve en büyük alanı. 1995 için uydu verisi bulunmuyor. İnfografik: bilimveteknoloji.com (kaynak: NASA Ozone Watch; NASA/NOAA, 4 Kasım 2026)

Suçlu: Olağan dışı güçlü bir kutup girdabı

Her yıl Güney Yarımküre kışında Antarktika'nın üzerinde, stratosferde batıdan doğuya esen güçlü rüzgârların çevrelediği dev bir soğuk hava kütlesi oluşuyor: Kutup girdabı. Girdabın içinde sıcaklık eksi 78 °C'nin altına düşünce stratosferde polar stratosfer bulutları beliriyor. Bu bulutların buz ve asit kristallerinin yüzeyinde, insan yapımı kimyasallardan gelen klor ve brom, ozona saldırmaya hazır etkin biçimlere dönüşüyor. Ağustos sonunda kutba güneş geri dönünce tepkimeler hızlanıyor ve ozon hızla tükeniyor.

NOAA Kimya Bilimleri Laboratuvarı'ndan araştırmacı Amy Butler'ın açıklamasına göre bu yıl girdabı her zamankinden geniş tutan şey, normalde onu dışarıdan sarsıp zayıflatan gezegen ölçeğindeki atmosfer dalgalarının Ağustos ve Eylül'de alışılmadık biçimde cılız kalması oldu. Bu yüzden girdabın en kuvvetli rüzgârları kutuptan birkaç enlem derecesi uzakta kaldı ve ozonun tükenebileceği soğuk alan genişledi. NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde ozon araştırma ekibini uzun yıllar yöneten ve bugün Maryland Üniversitesi Baltimore County'de kıdemli bilim insanı olan Paul Newman da bu sezondaki geniş incelmeyi doğrudan güçlü girdaba bağlıyor.

Güney Kutbu'na yukarıdan bakan uydu haritası: Antarktika kıtasını ve çevresini kaplayan koyu mavi ve mor renkli geniş ozon deliği, dışında yeşil ve sarı tonlarda daha yüksek ozon kuşağı; altta 0'dan 700'e Dobson birimi renk ölçeği
18 Eylül 2026: Ozon deliğinin yılın en geniş olduğu gün Güney Yarımküre'de toplam ozon. Mavi ve mor alanlar 220 Dobson biriminin altındaki bölgeyi gösteriyor (renk ölçeği İngilizce). Görsel: NASA Ozone Watch / NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi (Suomi NPP OMPS verisi), kamu malı

Avrupa uydularının gözünden aynı sezon

Avrupa Birliği'nin Copernicus Atmosfer İzleme Servisi (CAMS) de deliği yakından izledi ve bulgular NASA ile örtüşüyor. CAMS'e göre delik Ağustos sonunda 15 milyon km² eşiğini ortalamadan biraz erken aştı; bu bakımdan gelişimi 30 Ağustos'ta aynı eşiğe ulaşan 2025 deliğine benziyordu. Eylül'ün ilk yarısında ise alan birden büyüdü ve 12 Eylül'de 25 milyon km²'ye, yani mevsim ortalamasının yaklaşık 5 milyon km² üzerine çıktı. CAMS bu sıçramanın, Güney Kutbu'nun yaklaşık 20 kilometre yukarısında stratosfer sıcaklığının ani düşüşüyle aynı zamana denk geldiğini belirtiyor.

Önemli bir ayrıntı da CAMS'in "ozon kütle açığı" denen ölçüsü. Deliğin hem alanını hem derinliğini birlikte hesaba katan bu değer ve en düşük ozon miktarı, uzun dönem ortalamalarına yakın kaldı. Almanya Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR), Avrupa Uzay Ajansı'nın Sentinel-5P uydusundaki TROPOMI aletinin verilerine dayanarak deliğin 20 Eylül itibarıyla 27 milyon km²'ye ulaştığını, ancak toplam ozon kaybının korkulduğu kadar ağır olmadığını bildirdi. Kısacası 2026 deliği geniş ama sığ bir delik.

Kimyasallar 2000'deki düzeyde olsaydı

NASA ve NOAA, bu yılki sonucu bir alarm olarak değil, doğal hava değişkenliğinin bir yansıması olarak yorumluyor. Newman'ın hesabına göre ozon tüketen maddeler bugün de 2000'deki zirve düzeylerinde olsaydı, aynı hava koşullarında delik 1–2 milyon mil kare, yani kabaca 2,6–5,2 milyon km² daha büyük olacaktı. Bu fazlalık tek başına Türkiye'nin yaklaşık 3 ila 7 katı bir alana denk geliyor.

NASA'nın NOAA Küresel İzleme Laboratuvarı'ndan Stephen Montzka'ya dayanarak aktardığına göre, Antarktika stratosferinde ozon tüketen maddelerden gelen klor düzeyi de 1980'lerdeki düzeylere kıyasla yaklaşık üçte bir geriledi. NASA ayrıca son yıllarda deliğin sezon içinde daha geç oluşmaya başladığına dikkat çekiyor; bilim insanları bunu iyileşmenin ilk sağlam işaretlerinden biri sayıyor.

Ozon deliğinin yıldan yıla ne kadar oynayabileceğini geçen yıl çok iyi gösterdi. 2025 deliği, ortalama 18,7 milyon km²'lik alanıyla 1992'den bu yana görülen en küçük beşinci delikti. 2019'da ise Antarktika üzerindeki ani bir stratosfer ısınması girdabı zayıflatmış, delik ortalamada yalnızca 9,3 milyon km²'de kalmıştı. Bu dalgalanmalar, tek bir yılın iyileşme ya da kötüleşme kanıtı sayılamayacağını gösteriyor; eğilimi görmek için on yıllık ölçeğe bakmak gerekiyor.

Karelerle ölçek karşılaştırması: her kare bir Türkiye büyüklüğünde; 2026 deliği en büyük gününde 34,5 Türkiye, dönem ortalamasında 31,8 Türkiye, 2000 yılındaki rekor delik 38,1 Türkiye, Antarktika kıtası 18,1 Türkiye büyüklüğünde
2026 ozon deliğinin büyüklüğü Türkiye ve Antarktika kıtasıyla karşılaştırıldığında. İnfografik: bilimveteknoloji.com (kaynak: NASA Ozone Watch; NASA/NOAA, 4 Kasım 2026)

Montreal Protokolü: Dünyayı birleştiren anlaşma

Hikâyenin başlangıcı 1974'e uzanıyor. Kimyagerler Mario Molina ve F. Sherwood Rowland, buzdolaplarında, spreylerde ve köpük üretiminde kullanılan kloroflorokarbonların (CFC) stratosfere çıkıp ozonu yok edebileceğini o yıl öne sürdü. 1985'te İngiliz Antarktika Araştırması'ndan bilim insanları, Antarktika ilkbaharında ozonun dramatik biçimde azaldığını yayımlayınca uyarı somut bir tehlikeye dönüştü. Paul Crutzen, Molina ve Rowland'ın 1995'te Nobel Kimya Ödülü'nü almasıyla bu çalışmalar bilim tarihine geçti.

Siyasi yanıt alışılmadık bir hızla geldi. 16 Eylül 1987'de imzalanan Montreal Protokolü, ozon tüketen maddelerin üretim ve tüketimini kademeli olarak kısıtladı; imza günü bugün Dünya Ozon Günü olarak anılıyor. Protokol bugün 198 tarafı ile Birleşmiş Milletler'in evrensel katılıma ulaşan anlaşmalarından biri. Türkiye, 20 Eylül 1991'de hem Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi'ne hem de Montreal Protokolü'ne katıldı; sonraki yıllarda Londra, Kopenhag, Montreal ve Pekin değişikliklerini de onayladı.

2016'da Ruanda'nın başkentinde kabul edilen Kigali Değişikliği ise protokolün kapsamını genişletti. CFC'lerin yerini alan hidroflorokarbonlar (HFC) ozona zarar vermiyor, ama çok güçlü sera gazları. Kigali Değişikliği bu gazların da aşamalı olarak azaltılmasını öngörüyor; Türkiye değişikliği 10 Kasım 2021'de onayladı ve değişikliğin taraf sayısı bugün 176'ya ulaştı.

Dikey zaman çizelgesi: 1974 Molina ve Rowland'ın uyarısı, 1985 ozon deliğinin keşfi ve Viyana Sözleşmesi, 1987 Montreal Protokolü, 1991 Türkiye'nin taraf olması, 1995 Nobel Kimya Ödülü, 2000 rekor delik, 2016 Kigali Değişikliği, 2026 yedinci büyük delik; tahmin olarak 2040 küresel, 2045 Arktik ve 2066 Antarktika iyileşmesi
Ozon deliğinin keşfinden beklenen iyileşmeye uzanan kilometre taşları. İnfografik: bilimveteknoloji.com (kaynak: WMO/UNEP Ozon Değerlendirmesi 2022; UNEP Ozon Sekreteryası; NASA/NOAA 2026; NobelPrize.org)

Türkiye'yi ilgilendiren yanı ne?

Antarktika ozon deliği Türkiye'nin üzerinde değil; Güney Yarımküre'nin ilkbaharına özgü ve en geniş olduğu yıllarda bile ancak Güney Amerika'nın güney ucuna kadar uzanabiliyor. Yine de ozon tabakası tek ve küresel bir kalkan. Güneşin zararlı morötesi ışınlarını (UV-B) süzen bu katmandaki her kalıcı kayıp, cilt kanseri, katarakt ve bitki örtüsü üzerindeki etkiler nedeniyle tüm dünyayı ilgilendiriyor.

MGM, Ankara'da 1997'den bu yana UV-B ışınımını ölçüyor; Kasım 2006'dan beri bir Brewer spektrofotometresiyle hem toplam ozon hem UV-A ve UV-B ölçülüyor, Ekim 2009'dan itibaren de 10 otomatik meteoroloji istasyonunda UV-B algılayıcıları bulunuyor. Kurumun 2021 değerlendirmesine göre uydu verileriyle Ankara için hesaplanan 1979–2021 serisinde yılda yaklaşık 0,3 DU'luk, istatistiksel olarak zayıf bir düşüş eğilimi görülüyor. MGM, güneşin zararlı ışınlarının yoğunluğunu 0 ile 11'in üzeri arasında değişen UV indeksiyle de ifade ediyor; 8–10 "çok yüksek", 11 ve üstü "aşırı" sayılıyor. Ozon tabakasının kuzey kutbu üzerindeki kısmının iyileşmesi ise Avrupa ve Türkiye'nin bulunduğu kuzey orta enlemler açısından daha yakından izleniyor; WMO/UNEP tahminine göre Arktik üzerinde ozonun 1980 düzeyine dönüşü Antarktika'dan yaklaşık yirmi yıl önce gerçekleşecek.

Güney Kutbu İstasyonu'nda karla kaplı düzlükte, kalın kırmızı ve siyah montlu üç kişinin önünde yükselen şeffaf, ince uzun bir ozon sondası balonu; sağda ahşap bir istasyon binası
Güney Kutbu İstasyonu'nda bir ozon sondası fırlatılırken (arşiv fotoğrafı). Balona bağlı alet, yükselirken ozonun yüksekliğe göre dağılımını ölçüyor; 2026'daki 105 DU'luk değer bu tür ölçümlerle belirlendi. Fotoğraf: NOAA Fotoğraf Kütüphanesi / Wikimedia Commons, kamu malı

Sırada ne var?

Antarktika ozon deliği genellikle Kasım sonu ile Aralık başında, kutup girdabının dağılıp ozonca zengin havanın kutba akmasıyla kapanıyor. Ozone Watch verilerine göre 2026 deliği Ekim sonunda hâlâ 19 milyon km²'nin üzerindeydi; kapanış tarihi, bu yılın ne kadar uzun ömürlü bir delik olduğunu da gösterecek. Karşılaştırma için CAMS'e göre 2025 deliği 30 Kasım'da, 2019'dan bu yana en erken tarihte kapanmıştı.

Uzun vadeli tablo için gözler yeni bilimsel değerlendirmede. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ile BM Çevre Programı'nın (UNEP) dört yılda bir hazırlanan Ozon Tabakasının İncelmesine Dair Bilimsel Değerlendirmesi'nin 2022 sürümü, mevcut düzenlemeler sürerse ozonun kutuplar dışında 2040 civarında, Arktik üzerinde 2045 civarında, Antarktika üzerinde ise 2066 civarında 1980 düzeyine döneceğini öngörüyordu. NASA'nın bu yılki açıklamasında Antarktika deliğinin iyileşmesi 2070'lere tarihleniyor. NOAA'nın paylaştığı takvime göre yeni değerlendirmenin ana raporu 2026'nın sonunda yayımlanacak; bu tahminlerin güncellenip güncellenmeyeceğini de o rapor gösterecek.

2026 deliği, ozon tabakasının iyileşmesinin düz bir çizgi olmadığını hatırlattı: Hava koşulları bazı yıllar deliği büyütecek, bazı yıllar küçültecek. Ama atmosferdeki klorun azalmaya devam etmesi, insanlığın küresel bir çevre sorununu ortak kararlarla çözebildiğinin belki de en güçlü kanıtı. Aynı başarının iklim değişikliğinde tekrarlanıp tekrarlanamayacağı ise önümüzdeki on yılların sorusu.

Kaynaklar: NASA, "2026 Ozone Hole" (science.nasa.gov, 4 Kasım 2026); NASA Scientific Visualization Studio, "2026 Ozone Hole Update" (4 Kasım 2026); NASA Ozone Watch, yıllık ozon deliği istatistikleri ve 2026 günlük verileri (ozonewatch.gsfc.nasa.gov, son güncelleme 3 Kasım 2026); Copernicus Atmosfer İzleme Servisi (CAMS), "Ozone hole reaches notable threshold early again as area increases above average in 2026" (Eylül 2026); DLR Yer Gözlem Merkezi, "Ozone Hole 2026: One of the Largest in Years" (26 Ekim 2026); WMO/UNEP, Scientific Assessment of Ozone Depletion: 2022 (Ocak 2023); NOAA Kimya Bilimleri Laboratuvarı, Scientific Assessment of Ozone Depletion: 2026 takvimi; UNEP Ozon Sekreteryası, Montreal Protokolü ve değişikliklerinin onay durumu; Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Ankara'nın Uydu Verilerine Göre 2021 Yılı Ozon Değerlendirmesi, UV ölçüm cihazları ve UV indeksi açıklaması; NobelPrize.org, 1995 Nobel Kimya Ödülü. Kapak fotoğrafı: Antarktika'daki McMurdo İstasyonu'nda NASA'nın uydu haberleşme anteni kubbesinin üzerinde sedefli bulutlar (polar stratosfer bulutları), 23 Ağustos 2009. Ozonu tüketen tepkimeler bu tür bulutların yüzeyinde başlıyor. Fotoğraf: Alan Light / Wikimedia Commons, CC BY 2.0.

Paylaş

Benzer Haberler

Tüm haberler
Kimya

Elektrik

Elektrik nedir? Elektrik yükü, akım (amper), potansiyel fark (volt), güç (watt) ve elektrik enerjisi kavramlarını anlaşılır bir dille anlata…

MakaleArşiv
Astronomi

Evren

Evren ve yapısı hakkında merak ettiğiniz herşeyi bulabileceğiniz bir makale. Evrenin yaşı ve çapı gibi evren hakkında bir çok bilgiyi sizin…

MakaleArşiv
Astronomi

Güneş Sistemi

Güneş sistemi'nin yapısı ve özellikleri hakkında ayrıntılı bir makale hazırladık. Güneş sisteminde bulunana gezegenler, gök taşları ve diğer…

MakaleArşiv